24 Mayıs 2012 Perşembe

Dikis Makinem: "Fistik"

Merhaba Canlar,

Ne zamandir istiyordum ufak tefek islerim icin bir dikis makinesi almayi, bu makineyi de hep goruyordum internette ama hep 89,90TL'ye! Bugun bi baktim, bir alisveris sitesinde 49TL'ye dusmus, dusmus ama birinin sepetinde! Kendisine tum negatif enerjimi gonderdim, sayfayi yeniledim de yeniledim, sonunda sepetten cikti ve benim oldu Fistik!


Bundan sonra, pantolon pacasi yapilir; yastik kilifi, nevresim, havlu kenari dikilir. 
Kullanmadiginiz antik Burda dergileriniz memnuniyetle kabul edilir. :)

Makine gelince yaptiklarimi, yorumlarimi falan aktaracagim. 

Not: Maalesef piko yapamiyoruz.

4 Mayıs 2012 Cuma

Sevgiline papyon dik!

Selam Canlar,
Naber?

Yaz geliyor ama havalar isinmak bilemedi.
Hos, kiraz agacimin cicekleri acti, dokuldu, meyveler oluyor ama ben hala usuyorum.

Tabi millet isinan havalari firsat bilip nisanda, dugunde, dernekte..
Pasa sevgilimin kuzeni de bu hafta sonu Izmir'de nisanlaniyor.
Hal boyle olunca benim her yere kot-tshirt giden sevgilimi aldi bir "Ne giyecegim lan ben?!" telasi.

Biz de hemencecik her durumu kurtaracak bir beyaz gomlek aldik kendisine. Sonra da kendisi pek sevdigi icin papyon aramaya koyulduk. Erkek giyim satan yerlere baktik ama malum hepsinde olan, damatlik vs modunda papyonlar. Zara'ya bakalim dedik; uyduruk, dikisleri sokulen, yamuk ve bir o kadar da kalitesiz kumaslardan yapilmis cirkin cirkin papyonlarin 40TL oldugunu gorunce ben dayanamadim tabi, gecen seneki orgu mevzusuna dondu olay: "Kicimla yaparim ayol ben bunu!" dedim ve hazir merkezi bir yerdeyken hemen bir pasaja girip, birer karis kumas, bir karis yapiskan tela, uygun renk iplik ve cit-cit alip evin yolunu tuttuk. Gezmekten ancak firsat geldigi icin 2 aksamda tamamladim 2 papyonu. Papyon kismini icine tek kat tela koyup elde diktim, bant kismini ise utuleyip evin altindaki terzi amcaya verdim, bir dikis geciverdi ustunden.

Iste ortaya cikan iki papyon, hem de toplamda sadece 15TL'ye!

Bakalim begenecek misiniz :)






Bu arada gomlegi de Kigili'dan aldik, kesimi ve kumasi gayet guzel, 2 tane alinca tanesi 70TL'ye gelen bir kampanyalari vardi, bilginize..

17 Mart 2012 Cumartesi

Cumartesi nesesi, duble cikolatali cupcake ve 3 peynirli muffin

Selam canlar,

Bana bu hafta sonu yemek yap geldi :)
Dun elmali jole ile basladim, hizimi alamadim uzerine ne zamandir aklimda olan Oktay Usta'dan uyarladigim duble kakaolu ve parca cikolatali muffin yaptim. Oktay Usta supersin ya! <3

Cikolatali muffin'in malzemeleri soyle; 1 su bardagi sut, 1 yumurta (olmasa da olur), 1/2 su bardagi seker, 2 tepeleme corba kasigi tereyagi, 1 paket vanilya, 1 paket kabartma tozu, 50 gram yagi azaltilmis kakao, 150 gram damla cikolata, 7 corba kasigi un. Yapilisi ise cok kolay; un, kabartma tozu ve cikolata haric tum icerigi cirpin, uzerine un ve kabartma tozunu eleyip cirpin, cikolatayi ekleyip kasikla karistirin. Kaliplara bolun, 180 derecede pisirin. (Firin kapagini cok acmadan, kurdan kekten temiz cikana kadar-20 dk falan galiba ben dakika tutmadim) Kek super oldu diyebilirim. Mert'in gozu dondu. :)

Bugun sabah kahvaltida kahvemizi yapip cikolatali muffinleri yedik. Tabi benim icin gune peynirsiz baslamak ya da devam etmek pek mumkun olmadigindan kahvalti uzerine bir de 3 peynirli muffin yaptim. Onu da ogle yemegi niyetine yedik :)

Tarifi suradan aldim ama biraz degistirdim.



Malzemeleri su sekilde kullandim,

3 yumurta
1 corba kasigi (tepeleme) tereyagi
1 tatli kasigi seker
1 yemek kasigi sirke
1/2 su bardagi yogurt
1 cay bardagi beyaz peynir
1 cay bardagi tulum
1/2 cay bardagi kasar (ben oldukca kuflu bir parca obruk peyniri kullandim, siz de kasar yerine boyle aromasi yogun ve yagli bir peynir kullanabilirsiniz)
2 su bardagi un
1 paket kabartma tozu
Taze cekilmis karabiber
Taze cekilmis muscat
Taze cekilmis kekik (uzerine)



Hazirlanisi,

Un ve kabartma tozu haric tum malzemeleri karistirip, sonra unu ve kabartma tozunu ekliyorsunuz. (Baktim benim harc cok yogun oldu ben biraz yogurt suyu ve sut ekledim.) Kasiklarla kaliplara paylastirdim, 12 kalip icin tam olcu oldu.
180 derecede firinin orta rafinda pisirin. Kalibiniz ne kadar minik olursa o kadar iyi olur sanirsam ama icinde peynir oldugu icin biraz yapisiyor, kagit kalip yerine silikon ya da teflon kullanmanizi tavsiye ederim.

Biz yerken dun Mert'in Sutte'den aldigi prosciuttolarla ve annemin gonderdigi Antakya zeytinleriyle servis yaptik.

Tarifi deneyen olursa, nasil oldu bana da yorum birakirsaniz sevinirim.

Mutlu bir hafta sonu diliyorum, kendinize iyi bakin.






Edit: Niliku, bu firinda ilk defa boyle bir sey pisirdim, seni andim kekler pofur pofur kabardikca canim benim. :-*

5 Şubat 2012 Pazar

Pazar Kahvaltisi - Prosciutto ve Poached Eggs

Gunaydin canlar,

Pazar kahvaltilarini seviyoruz, oturup saatlerce kahvalti etmeyi, bu arada muhabbet etmeyi, haber okumayi, cizgi film izlemeyi..

Mert askerden dondugunden bu yana da, her Pazar kahvalti ediyoruz beraber. Ama ikimiz de verdigimiz kilolari geri almak istemedigimiz icin bol kalorili yiyeceklerden; mesela kaymakli balli ekmeklerden, tereyaginda sucuklardan, tahin-pekmezlerden uzak durmaya calisiyoruz. Tabi bu kadar lezzetli sey olunca etrafimizda, cok zor oluyor dayanmak.

Ben de bu sabah, gecen aksam Beyoglu Balik Pazarindaki Şütte'den aldigimiz Prosciutto'lari; cok fazla ekmek tuketmeden, protein agirlikli, az yagli bir kahvaltiya donusturmek icin asagida gordugunuz muhtesemligi hazirladim :)


Simdi o yumurta nedir oyle derseniz, hmmm derim, nasil anlatsam.. Soyle ki, o yumurtalar "poached" olarak pisti, yani suya kirildi. Belki bilenleriniz vardir, anneler "Çılbır" diye bir yemek yapardi eskiden, uzeri sarimsakli yogurtlu; eskiden diyorum cunku ben yillardir duymadim yapani. Iste bu yumurtalar da, cilbir icin hazirlandigi sekliyle burada. 

Poached eggs hazirlarken; -yumurtayi suya kirmak, yumurta akini cok dagitacak bir islem oldugu icin- once yumurtayi bir kaseye kirip, ardindan kaseyi kaynayan su dolu tencereye daldirarak kaseye su dolmasini saglayip, yumurtayi o sekilde tencerenin icine birakmak gerekiyor. Yumurtanin beyazi tel tel dagilsa da etrafa; yumurta kendini toparlayip seklini muhafaza ettigi kivama geldiginde yumurtanin hazir oldugunu anliyorsunuz.

Simdi gelelim, bu cok basit kahvaltinin tarifine:

Malzemeler - 2 kisi icin:

-2 dilim ekmek (ben hazirda evde olan tam bugday ekmegini kullandim ancak kalin dilimlenmis Fransiz bageti, Club Toast ekmegi ya da Brioche ile gayet guzel olacagi kanisindayim)
-1 tatli kasigi sizma zeytinyagi ya da 1 cay kasigi tereyagi
-6 dilim Prosciutto (Hindi fume, tavuk ya da dana jambon hatta cemensiz pastirma bile olabilir.)
-2 ince dilim Parmesan ya da -ki bence daha lezzetli olan- eski kasar (Trakya)

Yapilisi:

-Firininizi 200 dereceye ayarlayin. 
-Ayrica bir tencerede icine 1 cay kasigi tuz attiginiz suyunuzu kaynar halde hazir tutun.

-Firin isinirken yagli kagit serdiginiz tepsinize iki dilim ekmegi koyup, uzerine yagi surun, yagi daha cok ekmegin kenarlarina surerseniz firinda kizarirken daha citir olacaktir. 
-2ser dilim proscuitto'yu ekmeklerinizi uzerine alin, 
-1er dilim peynirinizi yerlestirip son dilim prosciutto'yu da bunun uzerine koyun.
-En ustteki prosciutto'nun uzerine parmaginizin ucuyla azicik yag surebilirsiniz.
-Ekmeklerinizi firinin orta katina yerlestirin. 
-Prosciuttolar kizardiklarinda tepsinizi orta kattan en alt kata alin ve yumurtalarinizi yukarda anlattigim sekilde hazirlayin. 
-Yumurtalardan biri hazir oldugunda firindan tepsinizi cikarin, yumurtanizi suzup ekmeklerden birinin uzerine koyun ve hemen diger yumurtayi suya birakin. 
-Yumurtalari tek tek yapmaniz daha kolay olacaktir.

*Ben uzerlerine biraz karabirer ogutup, biraz da muscat rendeledim. Ekstra tuz eklemedim, zaten prosciutto ve peynir yeterince tuzlu. 1 tatli kasigindan daha fazla yag kullanmadim, yumurtalari da suda yaptigim icin oldukca hafif oldu.

Yanina biraz taze kirmizi ve yesil biberle pek de guzel oldu, afiyetle yedik.
Denerseniz haber verin ;)

Mutlu pazarlar!





Agzinda bi lokma varken Mert'in yuzundeki bu ifade, lezzeti anlatmaya yeter sanirsam :)




25 Ocak 2012 Çarşamba

Asciyi op

Olur olmadik zamanlarda kendimi yemek tarifleri okurken buluyorum. Ama oyle boyle degil. Hem merak ettigim cok sey var, hem de yapabilecegime inandigim. 3 yildan sonra, bu bloga bir amac belirleyip yemek bloguna mi cevirsem diyorum..
Internette de cok fazla teyze isi yemek blogu var farkindayim. Hicbir isin yarim yapilmasindan haz etmiyorum o yuzden simdiye kadar hic boyle bir seye girismedim.
Ne yapsam ki..


26 Aralık 2011 Pazartesi

Bu yil, yeni yila girerken...

2011 ne kadar cabuk gecti degil mi?
Sizi bilmiyorum ama benim icin oyleydi.

Bu yazi her zamankinden farkli olmayacak diye dusunmustum yazmaya baslarken. Ama ben her zamankinden cok farkliyim artik?!
Eee, bu yazi da her zamankinden farkli oldu.
O yuzden beklentinizi karsilamayabilir.

Bir seneye biraz fazla sey sigdirdim duygusal olarak, ondan olsa gerek.
Cok guzel gunlerim de oldu, cok kotuleri de.
Tabi cogunu bana en yakin 4-5 kisiden baska kimse bilmiyor. Tam da burada, Burcu'nun "Ahh kuzum ah!" deyisini duyuyorum. Cunku aklimda bir sahne var, bir daha yasanmasini istemedigim.

Ama gecti.

Koca bir sene; belirsizliklerle basladi, ilk yariya gelmeden tam bir hayal kirikligina donustu. Haziran ile beraber her sey degismeye basladi. Hem de oyle boyle degil! Inandiklarim, beklentilerim, isteklerim, aldiklarim.. hepsi degisti. Yaz ortasinda hic dusunmeyecegim bir yere tasinip, sonbaharla beraber aklimi basimdan aldi.

Iki bin on bir, yasadigim en degisik yildi.

Tabi buralarda yoktum, size de anlatmadim.
Sadece siz degil; herkes, bana nerede oldugumu sordu.
Mir, nerdesin? Neden gorusemiyoruz? Nicin cagirdigimizda gelmiyorsun? Neden aramiyorsun?
Gorusemedigim arkadaslarima, dostlarima selam olsun. Uzgunum canlar, ben bu sene cok mesguldum.

Mesguliyetim bir yana, izoleydim. Cok disari cikmadim, fazla insan gormedim.
Bu sene rekor kirdim, 3-4 kez Adana'ya gittim. Ama ailemden baska kimseyle gorusmedim.
Sanirsam ben bu sene en cok onlari ozledim.

Annem sonunda ev sahibi oldu. 
Muge universiteye basladi, Izmir'e tasindi.
Topragi bol olsun, anneannemi kaybettik.
Tum bunlar olurken, birbirimizi de daha cok gorduk ve sahiplendik.
Bayramda mesela, hep birlikteydik. Yakisikli dayim, ailemizin diregi teyzem, mustakbel damat dayim, asik kuzen Sunasan, dagci kuzen, Ingiliz kuzen, aile babasi kuzen.. Ah cok guzeldi!

Bu arada, sigarayi biraktim ve ardindan 7 kilo verdim.

Arkadaslar cephesinde de durumlar oldukca hareketlendi.
Memican nisanlandi, Eren hamile-minnos yegenimizi bekliyoruz, Niliku'nun Koza'si dogdu, Efe'm ile komsu olduk, Burcu kendi evine tasindi, Ayse mezun oldu ve ise basladi, Akasya'nin tayini sonunda cikti, gunlerimin nesesi Biirim Italyanca ogreniyor bir yandan, Toygar evlendi, E Nukhet de nisanlandi! Demet kaldi bir tek, onu da bekliyoruz herhalde, bilemedim..

Is konusunda yine cok bir farklilik yasanmadi. Onumuzdeki ay artik-sonunda-nihayet yeni ofise tasinacagiz.
Seneyi bir Londra, bir Edinburgh ve bir Dusseldorf ziyaretiyle kapadik simdilik.

Ve ben, tum bunlarin arasinda, oncesinde, sonrasinda, sirasinda;

Sevgilim..

Bu olacak miydi, bekliyor muydum bilmiyorum. Hayal etmistim ama, biliyorsun.
Benim yegane mesguliyetim;
tum yil seninle gecti. 

Simdi burada, olanlari tekrar edemem, etmemeliyim. 
Sadece, iyi ki gitmeme izin vermedin balim; o serin Mayis aksaminda, yanima geldigin ve beni geri almak icin ne gerekiyorsa yaptigin icin mutluyum. Degismek icin bu kadar emek sarfettigin icin tesekkur ederim; su anda bu emegin meyvelerini yedigimiz icinse, coskuluyum.

Evet birbirimizi cok iyi taniyoruz ama henuz her sey o kadar taze ki aslinda. Yalnizca emekliyoruz simdilik. Yeniden ogreniyoruz yurumeyi, bu sefer birlikte. 
Hayal etmiyorum saniyorsun ama benim gelecekle ilgili ilk hayalim hep buydu. 
Boylesine sevebilecegim, ayni zamanda boylesine arkadas olabilecegim, beni herkesten daha iyi anlayan ve benim, kendisini herkesten daha iyi anladigim o adami bulmak. 

O adam sensin. 

2012 cok guzel bi yil olacak bizim icin. Belki biraz zor olacak ama ustesinden gelecegiz. 
Sen soylersin ya hep, simdiye kadar biraradayken ortaya hicbir kotu sey cikarmadik diye, 2012 de guzeliklerin baslangici olacak. Cunku dusuncemizdeki "biz", senin donusunle kanli canli "biz"e donusecek. (Ben bu yaziyi yazdigim sirada safak 28)

Simdiden oyle mutlu ve oyle heyecanliyim ki!

Tesekkur ederim balim; yerli-yersiz senden yuz bularak yaptigim kaprislerimi sabir ve sevgiyle karsiladigin icin, her gun daha iyi bir insan olmak icin caba gosterdigin icin, beni sevdigin ama ayni zamanda sevgini gosterdigin icin.. Iyi ki varsin. <3


Ve ben bu sene cok sey ogrendim aslinda,
cogunlugu kendi hakkimda, ve bir kismi da senin yardiminla...

*
Inat edip, istedigimi alabilecegimi ogrendim.

31 Aralik 2010 gecesi, Mert Can ve ona hediye olarak hazirladigim Lego kol dugmeleri
*
Gercekten istedigim zaman, elimden hicbir seyin kacamayacagini ogrendim.

Ocak, 2011 Mert Can'a ordugum ilk orgu, boyunluk.
*Cikmazda oldugum zamanlarda annemin hep orda oldugunu ve bir sey soylememe gerek kalmadan beni iyilestirdigini hatirladim.

Subat 2011, Adana
*
Guzel seyler ortaya cikardigimi ve bunu benimle paylasamayan insanlarin hayatinda bir eksiklik olarak hissedildigimi anladim.

23 Nisan 2011, Lego Pixel Art
*
Kendimi kotu hissettigim zamanlarda, hicbirine anlatmasam da, beni kollayacak dostlarim oldugunu hatirladim.

Mayis, 2011 Demet & Memican istihbarat servisi hediyesi
*
Dunyanin neresinde olursam olayim; nazik, zeki ve guleryuzlu oldugumdan, yalniz kalmayacagimi anladim.

Londra, CS Game night
*
Kendilerini kazanmak adina hicbir umudun olmadigi; en soguk, en bencil, en acimasiz insanlarin bile gercekten sevildiklerinde arkalarini donup gidemeyeceklerini anladim.

Bal, buraya aynanin fotografini koymak isterdim. Ama onu attim, sorma neden... :(
*
Sevgiyle buyuttugumuz seylerin tadinin her seyden guzel olduguna sahit oldum.

Balkonumdaki kiraz agacimin Haziran mahsulu.
*
Emek vererek pesinde kostugumuz seylerin, bizi cok guzel yerlere goturebilecegini ve oncelikle biz istemezsek, hic kimsenin bizim icin bir sey yapamayacagini gordum.

Muge, Ege Universitesi - Psikoloji bolumunu kazandi. Bu fotograf da Karsiya vapurundan.
*
Tatil denilen seyin sevdigimle birlikte olunca, hic olmadigi kadar guzel oldugunu ogrendim.

Balim, Cunda-Tavsan adasi, ben. Temmuz'un son haftasi.

Ve simdi gun sayiyorum.
Yeni yili iple cekiyorum.
Asik oldugum adamin donmesini bekliyorum.

Cunku 2012'ye girdikten sonra yalnizca 27 gun daha gececek ve askerligi bitecek.
Ve ben sadece yeni bir yila degil, yepyeni bir guzellige baslamis olacagim. Bir yandan bunlari soylerken icim icime sigmiyor, evet. Ama bir yandan da olesiye korkuyorum. Ya bir sey olursa? Ne olabilecegini bilmiyorum, kotu bir sey iste.

Her sey bir kenara, yeni yil yazisinin lanetinden korkuyorum.
Memican'in "ay eveeeet!" deyisi cinladi kulagimda :)
Elimde degil! Gectigimiz senelerde yeni yil yazimda hangi arkadasimin adini gecirdiysem birer birer ciktilar hayatimdan ve bir daha donmediler - donmelerini ben istemedim. Hos, sevgilim bundan gecen sene nasibini almisti. Geri donebildigi icin halkayi kirmis sayilir degil mi??? Umarim!


Mert Can korkmamami soyluyor. Ben ona guvenmeyi tercih ediyor ve seciyorum...


Bana birakirsaniz; size onu sabaha kadar anlatabilirim.
O yuzden, simdilik burada bitirmeliyim.

Bu yil, yeni yila girerken,
Cok sey istemiyorum, galiba.
Sevgilim sag salim gelsin.
Saglikli olalim, hepimiz.
Mutlu olalim, olabildigince.
Belki biraz para gerekir, bizi kimseye muhtac etmeyecek kadar.

Ah bir de artik su evden tasinmak istiyorum!

Yukarida kirmizi linklerle bize ve o donemlerimize ait bir kac sarki vermistim ama yine de;
2011'i su sarkiyla bitirelim.




Sevgiyle, sevdiklerinizle kalin.
Yeni yiliniz kutlu olsun.

-Mir.

22 Aralık 2011 Perşembe

"I mustache you" bira bardagi da yaptim!

Sanirsam her onume gelen ev esyasina bir biyik cizecegim, cok minnos müştaaaak!

*Sevgilim istedi, yaptim oldu!




"I mustache you" mug'i yaptim :{

Malzemeler:



Cizerken hata yapmaktan korkmayin, permanent marker aseton ile cikiyor. 
Yikamaktan da korkmayin, su ve deterjanla cikmiyor. Ama bulasik makinesini bilemiyorum..

Sonuc:


Sevgilimin yorumu: Oha içerken bıyıklarım bunda kaldı demek!

Bir tane de bira bardagina yapacakmisim, onu da yaparsam paylasirim.
Optum sizi minnoslar.


9 Aralık 2011 Cuma

Memislere Dikkat!

Kizlar!
Naber? :)

Beyler, siz de okuyun ama sikilabilirsiniz.. Cok kizsal bir yazi oldu, tabi hayatinizdaki kadinlar icin okumanizda fayda var derim.

Simdi bir sikintimiz olmadiginda fazla umursamiyoruz ama saglik ne onemli bir sey!

Bundan 6 ay once sag memisimde (ne tatli laf yaa.. memis <3) bir agri vardi, 2-3 hafta surdu, huzursuzlandim ama mamografi'den korktugum icin doktora gitmedim o zaman. Sonra, kendiliginden yok oldu o aci, ben de fazla umursamadim.

2 hafta once ayni aci daha siddetli olarak yine basladi. Ama bu sefer nasil bir sizlama! Iceriden igneler batiyor gibi, birisi etimi sikistiriyor gibi. 1 hafta gecti, aci gecmedi. Arkadasimin babasi radyolog oldugu icin, ben de korktugum icin, acaba hemen mamografi mi yapacaklar diye ona danistim; cok sukur oyle her meme agridiginda yapilan ilk sey mamografi degilmis. Oncelikle ultrason cekiliyormus, olaganustu bir durum varsa ancak mamografiye basvuruluyormus. Zaten genelde 35-40 yasin altindaki kadinlara mamografi cekmiyorlarmis.

Ben de bugun sonunda gittim ultrasonumu cektirdim. Ultrasonu ceken doktor da ayni seyleri soyledi.
Kadinlar mamografiden korktuklari icin doktora gitmeye genelde cekiniyorlarmis. Ama meme kanseri soz konusu oldugunda ilk belirtiler memede kitle, asimetrik gorunum, cildin renginde ve dokusunda degisiklik, ayrica memede akinti olarak goruluyormus. Radyolog, cogu meme kanseri vakasinda, agrili kisima gelinceye kadar zaten uzerinden uzun sure gecmis olur ve oncesinde bu belirtilerden biri ile hasta doktora gitmis olur (genelde) dedi.

Velhasil, benim ultrasonum temiz cikti, cok sukur. Bir haftadir agri oldukca aklima takiliyor, uykularim kaciyor; aklima takildikca agrim oluyordu sanki.

Yine de tamamen guvenli bolgede sayilmiyorum, cunku;

Fibrokistik meme yapisi diye bir sey var ve bu tip yapiya sahip kadinlarin (mesela ben) memelerinde bu fibrokistlerin olusumu daha olasi. Ayrica bu meme yapisi, kistin de mamografide kolay gorulmesini, teshis edilmesini zorlastiriyormus. O yuzden eger boyle bir yapidaysaniz, 6 ayda bir mutlaka ultrason cektirmeniz; ne olur ne olmaz diye de duzenli olarak genelde ayda 1 kez adetinizden once kendi meme muayenizi yapmaniz gerekiyor. Yasinizin kac oldugu muhim degil!

Tabi insanin kendi kendine meme muayenesi yapmasi kolay bir sey degil, cunku memenin icinde kendi meme dokusu oldugundan neyin ne oldugunu ilk seferde anlayamiyorsunuz. Doktorlarin onerisi, saglikli oldugunuzdan emin oldugunuz bir donemde meme muayenesine baslamaniz, kendi memenizin yapisini tanimaniz ve sonraki muayenelerinizde memenizin saglikli halini ornek olarak almaniz. Ayrica iki memede, simetrik yerlerde, memenin kendi dokusundan farkli olan bir seyin gelismesi daha az rastlanan bir sey oldugu icin, muayenenizi yaparken, diger memenizi de referans alabilirsiniz. Tabi tum bu cabalar, olasi bir kitle olusumunu erkenden farketmek icin. Yine de en dogru sonucu bize doktorumuz, ultrason ve mamografi hatta bazi durumlarda meme MR'i gosterebilir. (Kendi kendine meme muayenesi nasil yapilir, internette bir cok yerde bulabilirsiniz)

Bana gelince, benim sikayetimin sebebi "dismenore"mden (sancili adet gorme diyebiliriz, evet bu bi hastalik maalesef) dolayi, yaklasik bir yildir kullandigim ostrojen yani dogum kontrol hapi olabilirmis.

Bu ilaca baslamadan once lise yillarimdan bu yana her adet donemim oyle sancili gecerdi ki, gunde 2 kez igne olmak zorunda kalirdim. Ben ilaca Yazz (Bayer) ile basladim, hala kullaniyorum ve aslinda cok da memnunum. Cunku artik 1 agri kesici ile sancimi kontrol edebiliyorum, o gunlerde evde olmayi tercih etsem de yerimden kalkamayacak halde olmuyorum, biraz dinlenince kendime geliyorum. Artik her adet doneminde mide bulantisi cekmiyorum. Ayrica bazi diger haplarin aksine, Yazz kullanmaya basladigimdan bu yana vucudum sekle girdi, hatta rahatca kilo verebildim, eskisi kadar sik epilasyon ihtiyaci duymuyorum ve sinirlerim de bozulmuyor (bazi haplar depresyon yapiyor ve kilo aldiriyor). Tabi ben simdi ilaci birakirsam sancilarimin geri gelmesinden korkuyorum. Doktorum 1 ay birakip denememizi onerdi. Ben de su anki kutu bitince birakacagim. Bakalim, onumuzdeki ay hapsiz nasil gececek? Eger 1 aylik ara cok etkilemezse bundan sonra 6 ayda bir hapa ara vermeyi dusunuyorum.

Sonuc olarak canlar, aman memislerinize dikkat edin, doktora gitmekten de korkmayin.
Hepinizi operim.

The Normal Boobs ( . )( . )
The Silicone Boobs ( + )( + )
The Perfect Boobs (o)(o) 
Some Boobs Are Cold (^)(^)
And Some Boobs Belong To Grandmothers \./\./ 
And Let’s Not Forget The Very Large Boobs (o Y o)
And Very Small Boobs (.)(.)
And Lastly The Asymmetrical Boobs (•)(.)
We Love Them All !
Post This Message On Your Wall 
And Say,
┌П┐(^_^)┌П┐To Breast Cancer
Save The Boobies !


Su karikaturu de pek severim :) Memintolar da Tombiktoooo!



28 Kasım 2011 Pazartesi

Ayak Kremleri

Selam minnoslar,

Kis gelince ozellikle; surekli kapali ayakkabinin icinde kalmaktan mi, havadan mi sudan mi bilmiyorum ama topuklarim catliyor. Bildigin yasli teyze gibi, nasil sinir bozucu anlatamam. Her gun krem surmeyi de ihmal ediyorum tabi, ancak 2-3 gunde bir suruyordum ve artik iyice korkunc bir hale gelmisti ki.. Teyzecim sagolsun, sonunda buna bir care buldum!

Daha once L'Occitane'in Shea Butter Foot Cream'ini (ki kendisi 60kusur TL!) kullandim, tek basina pek fayda etmedi. Ama el icin harika diyebilirim. (tabi buna da daha hesapli bir alternatif var.)


Madecassol merhem ile karistirip kullandim bir sure ama o da rekonstruktif bir sey oldugu uzun donem kullaninca icin topuk derim kalinlasti, zor kurtardim. Yine de bu merhem her evde bulunmasi gereken hayat kurtarici bir sey! Yazin tatilde golgede kremlenmeden tum gun oturdugumuz icin, benim sol, Mert'in ise sag tarafi feci sekilde yanmisti. Ikimiz de kabar kabar kabarmistik. Aksam donuste Bepanthene uzerine bir de yanan taraflarimiza Madecassol surduk. Sanmiyorum ki o gun onu surmeseydik uyuyabilirdik! O gece ve ertesi gun ne bir aci, ne bir yanma, hicbir sikayetimiz yoktu. Eliniz kesilse, surseniz hemen iyilesiveriyor, oyle diyeyim.


Ama ayak bakimi icin bunlarin hicbiri Lapitak ayak kremi kadar etkili degil, benden soylemesi.

2 gundur kullaniyorum ve simdiden topuklarim yumusacik. Ilk 4 gun sabah aksam surun, sonra gunde 1 kez kullanmaniz yeterli diyor urun uzerinde. Ben de haftasonunu firsat bilip Cmts - Pazar sabah aksam surdum.
Sonuctan memnunum, fiyatindan daha ayri memnunum, yalnizca TL9.90! ( hatta benim aldigim yerde yaninda 60ml de vucut kremi vardi, bulursaniz kacirmayin alin cunku o krem de sahane bir sey! El kremi olarak kullanabilirsiniz.)


Link de burda, umarim siz de faydasini gorursunuz.
http://www.lapitak.com/ayak_bakim_kremi.asp

27 Kasım 2011 Pazar

Burdayim

Minnoslar selam,

Ben burdayim.
Yasiyorum yani, simdilik.

Cok fazla degisiklik var, hangisinden baslasam bilmiyorum ve simdilik baslamiyorum.
Ama yepyeni bir baslangic istiyorum. Ve bunun icin biraz daha beklemem gerekecek.
Zamani gelince anlatirim belki parca parca.

Yani simdi iyiyim, hayat biraz sikici olsa da, guzel.
Mutluyum.
Hemen hemen her sabah sevdigim adam tarafindan uyandiriliyorum, daha ne olsun.
Simdilik yanimda olmasa da, cok az kaldi gelmesine.
Bugun safak atarsa 60 :)

Umarim sizde de her sey yolundadir, usenmezseniz bir iki yorum yazin.
Twitter'dan carpisabiliriz her zamanki gibi, @dikkatkedivar.

*
Bu foto da gecen sene bu mevsimden, seviyorum bunu, renkler ne guzel, greyfurt suyu ne guzel.



p.s.: bu arada temayi degistirdim, onu da ekleyeyim de ortadan kaybolmasin bi sonraki degisimde..

14 Mayıs 2011 Cumartesi

UK :) Londra'dan girip Edinburgh'dan çıkmayan ne olsun!?

Hellooouu minnoşlar! 

Ben buraya nie geldim? Hah, gidiorum ben! İngiltere'ye :) Yine! Bu sefer önce Londra'da 4 gün kalıyorum, hem de gayet London Town'da :) Akabinde bununla yetinmeyip 3 gün de Edinburgh'a geçicem. Kafam atarsa Glasgow'a da kaçabilirim..

Aaah çok helejanlıyım! Edinburgh için daha çok.. otelime gidicem, eşyalarımı bırakıp çıkıcam ve ilk gözüme kestirdiğim pub'a atıcam kendimi! Süper olucak! Hiç plan yapmadım, rüzgar nerden eserse artık :)

    Edinburgh'un nesi meşhur derseniz, busu:


Tabi ki fotoğraf makinemi yanımda götürüyorum ve bi dolu fotoğrafla dönücem, kendinize iyi bakın, beni çok özleyin, haftaya görüşürüz!

Eğer Gerard Butler'ın yarısı kadar yakışıklı birini bulursam ben kalıyorum orda haberiniz olsun :)



1 Mayıs 2011 Pazar

Doğum günün kutlu olsun Eren'im..

Dostum, 

İyiki varsın. İyiki benim arkadaşımsın..
Seni ne kadar çok sevdiğimi burada anlatmamın imkanı yok, maalesef.

Sana; aslında sadece sana değil, 4ümüze de, seninle, benimle, Memican'la, Demoş'la geçireceğimiz nice nice yıllar diliyorum. Umarım biz asla ayrılmayız, umarım hep çok mutlu oluruz.

Beni gözümden, göz göze değilsek sesimdeki en ufak değişiklikten anladığın ve bir sözünle, bir gülüşünle içimi aydınlattığın için, sabırla hep orada olduğun için teşekkür ederim. Bunun, benim için ne kadar büyük anlamı var anlatamam..

Doğum günün kutlu olsun.
Seni çooooook seviyorum..


25 Nisan 2011 Pazartesi

Biraz sakin olsak..

Balkonumdaki kiraz ağacımın çiçekleri açtı..
Fazla bir şey yazmak istemiyorum şu an, sadece çiçekleri görün istedim..
Bir de güzel oldu fotoğraflar, bi hoşuma gitti işte..

P.S.: fotoğraflarda renkle falan hiç oynamadım, geçen senekiler iyiydi güzeldi ama bunlar daha bi tazecik sanki. sadece 1 fotoğrafta birazcık crop var. üzerilerine tıklayıp büyük hallerini görebilirsiniz.





Yeni Tema - Geldi bahar ayları, gevşer gönül yayları..

Minnoşlar!

Hala üşüyorum diye herhalde, baharın geldiğini anlamamış, temamı henüz değiştirmemiştim.
Düne kadar. Balkonuma çıktım, bi baktım, kirazım çiçek dolmuş!

Yeni tema da kiraz çiçeklerinden esinlendi işte.
Bir kaç güne kiraz çiçeklerimin de fotoğraflarını ekleyeceğim. Sanırsam havalar da güzelleştikçe, daha fazla fotoğraf çeker, daha çok şey paylaşırım.

Umarım herkes iyidir ve her şey yolundadır, sevgiyle kalın..

P.S.: Bundan sonra buraya da ayrıca header'ı ekleyeceğim, yarın bir gün değiştirdiğimde, dönüp bakınca header'ları görmek istiyorum..

Uzakdoğu, gittik, geldik.

Bu güzel tabağın tarifi için Memican'ın bloguna tık tık..

Fotoları ben çektim ;)
Aslında çok daha iyiydi de, şimdi bakınca anladım, blogger bok ediyo fotoları post edinceye kadar galba :/


En kısa zamanda birkaç yazıyla dönüciim minnoşlar, özledim sizi..

1 Mart 2011 Salı

Bloguma Dokunma


"Türkçe 4 milyondan fazla sayfası bulunan Google’ın ücretsiz blog servisi blogspot.com’un, daha önce olduğu gibi, yine Digiturk’ün şikayeti üzerine kapatıldığı ortaya çıktı. Telekomünikasyon ve Enerji Hizmetleri Tüketici Hakları ve Sektörel Araştırmalar Derneği (TEDER) Başkanı Serhat Özeren, Digiturk’ün özellikle dizi ve maç yayınlarındaki telif ile yayın haklarını gerekçe göstererek, Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nden ‘kapatma kararı’ aldığını söyledi.
CEBIT Fuarı için Almanya’da bulunan Özeren, ‘kapatma’ kararının Digiturk ve Google arasında yaşanan hukuki bir süreç olduğunu belirterek, “Google, bu sıkıntıyı başka ülkelerde de yaşıyor. Kararın kaldırılması için blogger’ın şikayeti yeterli değil. İtirazda bulunabilecek tek kurum Google” dedi.
"İki gün içinde hepsi kapanır"
Mahkeme kararından sonra tüm blogspot sayfalarının aynı anda kapanmadığını söyleyen Serhat Özeren, şöyle devam etti: “Karar her internet sağlayıcıya aynı anda ulaşmıyor. Kararı alan hemen kapatıyor, diğerleri yayına devam ediyor. Fakat en geç iki gün içinde karar, hepsine ulaşmış olur. Bu süre içinde kapatma kararına neden olan durum ortadan kaldırılır ve Google mahkemeye itirazda bulunursa, süreç sona erebilir.”
Aynı zamanda Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu Başkanlığını da yürüten Serhat Özeren, TBMM’ye sundukları yasa teklifiyle benzer kararlara son vermeye çalıştıklarını kaydederek, “Bu yasa yürürlüğe girerse, herkesi mağdur eden bu tür kapatma kararlarının önüne geçebileceğiz. Cezalar ve kararlar, sadece maç ve dizi gibi telif yasası kapsamındaki videoları yayınlayanlara yönelik olacak” diye konuştu."

Buna ne söylenebilir ki.. söylense de, canım memleketimde ne değiştirilebilir.. 
Hali hazırda Facebook'ta falan bir çok platformda yankılanıyor bu olay. Ama Facebook'tan destek vererek nereye ulaşabiliriz o da meçhul. Neyse ben şimdi çok sinirliyim, ne yapacağıma karar verdiğim zaman tekrar yazacağım..

23 Şubat 2011 Çarşamba

Gecikmiş bir örgü yazısı daha :)

Gençler selam,
Nabersiniz?

İki hafta önce Adana'daydım, annemle kardeşimin yanında.. Anneme ördüğüm boyunluktan sonra Müge'ye eli boş gitmek olmazdı :) Müge'nin Istanbul'a gelişinde ona bi dolu alışveriş yapmıştık, onların içinde bir de H&M'den kırmızı bir kaban vardı, üzerinde siyah düğmeleri olan. Ben de, o kabana uysun diye Müge'ye siyah ama üzerinde kırmızı düğmeleri olan bir boyunluk ördüm.


Bu boyunluğu kardeşim tam bir yangın Ayşe olduğu için ağzı burnu kapanırsa darlanacağından, biraz daha kısa ama biraz daha geniş ördüm. Kaban da dik ve yüksek bir yakaya sahip olduğu için üst düğmelerini iliklemeden geziyordu benim Leyla.. Şimdi en azından düğmeleri kapatmadan yalnızca boyunluğu takıp gezebilecek.

Bunu 9 numara şişle çift kat yünle ördüm. Çift kat yünle örmek çok sıkıcı..
Ya bilio musunuz, nerde var şöyle kalın, tüy dökmeyen, rengi çeşidi bol yüncüler? Ay söyleyin de gidip alayım, başlamışken bırakmak istemiorum, en azından bi tane de kendime örmek istiorum. (Memican seni unutmadım, sana öreceğim şaheser ince yünle diye söz etmiorum ama sakın şimdi çemkirme, bak yarın gidip alıcam yünlerini, dün akşam gittim kapanmıştı zira!)

Neyse işte minnoşlar, durumlar böyle.
Öptüm sizi çok, bu aşağıdaki maymun da Müge, poz verdi bana serseri.


Herkese Sevgiler,
Öptüm çooook!!!

İnsanlık için küçük ama kendim için büyük adımlar atıyorum.

Dün akşam bişi yaptım ben.

Hayatımda daha önce hiç yapmadığım bir şey.
Çok süperdi. Ama üzgünüm ne olduğunu söyleyemem.
Kimseye söylemicem zaten.
Kimsenin beni gördüğünü de sanmıorum, güvendeyim galba :)

Zaten amacım sizi meraka düşürmek diil..
Tek söylemek istediğim, eğer hayatınızda hiç yapmadığınız ve yapmak istediğiniz bir şey varsa, lütfen yapın. En kötü ihtimalle bi daha yapmazsınız.

Ha ben çok keyif aldım mutlaka bi daha yapıcam, o ayrı. :)

Hepinizi öptüm, günün şarkısı accık manidar olsun.



sabah sabah ortadaki piyano partsyonu beni kendime getirdi :)

18 Şubat 2011 Cuma

SABAHLARDAN NEFRET EDİYORUM!


Uyanmak değil derdim.. uyanırım..
Sabahları işlerin bu kadar youn olmasından nefret ediorum.
Hani o kadar youn ve ben o kadar nefret ediorum ki düşün bak buraya yazıorum.
Az sonra basıcam çığlığı.
Çığlığı basmamak için yazıorum.

Çişim var mesela gidemiorum, neden? İşim çok!
Kalk kızım bunu yazıcaana git işe demeyin, çişe gitsem bu kadar rahatlamicam muhtemelen.
Mesela sigara içmek istiorum içemiorum, neden? Vaktim yok!
Aman bırak sen de sigarayı demeyin, kırmayayım.
Ben size sporu, su içmeyi bırakın dio muyum allallaa..

Sabahlardan nefret ediorum.
Pazartesinden bu yana, daha da bi nefret ediorum..
Ayaklarım geri geri gidio, hiçbir şey yapmak istemiorum.. Çalışsam da konsantre olamıorum zaten.
Hata yapmayayım diye zibilyar kez yaptıklarımı kontrol ediorum. Vakit kaybetmiş oluorum. İşlerim bitmiyor. Sabaha kalıyor ve ben yine sabahlardan nefret etmeye devam ediorum.

Bayaa da bi nefret edicem hatta bu nefretim sabahla sınırlı kalmayıp günlere de dağılacak onu da biliorum.
Fak yu.

:'(

26 Ocak 2011 Çarşamba

Örmelere doyamayan bayan :P

İviiit, annemin boyunluğu da bitti...

Şimdi benim annem böyle pek kokoş pek bakımlı saçları fönsüz gezmeyen binsan olduğu için, bu boyunluğu Mert Can'a yaptığım gibi silindir şeklinde yapmadım ki takıp çıkarırken saçları, makyajı bozulmasın. Onun yerine, annemin de çok iyi taşıyacağını bildiğim için daha dökümlü olacak şekilde hem biraz geniş hem de düğmeli yaptım. Yünün kendisinden 9 parça alıp onları da ördüm, bir de ilik yaptım düğme için. Kendisi zaten bu kemik düğmeleri çok sever, umarım kendi kullandığında da beğenir.

Bu boyunluğu Ören Bayan'ın numarasını hiiiç bilmediğim bir yünüyle ve 8 numara şişle ördüm.
Rengi çok güzel ama <3


modeliniz de benim ha!


24 Ocak 2011 Pazartesi

Örgü Mörgü

Fena sardım ben bu örgü olayına :)
Mert'e ördüğüm boyunluk biter bitmez annem için yenisine başladım, bi çırpıda onu bitirdim.
Şimdi sırada 2 tane daha var.

4ünde Adana'ya gidicem, gidinceye kadar yetiştirmem gerek.
Ama asıl niye yazmaya başladım? Çünküüü, hedefim bunu örmek!


Ya bu çok minnoş bişi nasıl yapılır hiç bilmiorum ama sanırsam bayaa zordur, ne dersiniz?

Bu akşam Trendyol'dan aldığım kazak ve yelekle beraber annemin boyunluğunu da yıkayıp en kısa zamanda yayınlayacağım. Zira anneme yaptığım daha farklı bi model oldu.

Şimdilik siz minnoşlarımı öptüm, çaaaw.

Edit büdüt: Bunun adı da Amigurumi imiş. vay anasını.. ee nası yapcas?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...